Mobilyanın gizli kahramanı: Ağaç, Mobilya İşleme Makineleri ve Yan Sanayisi

Mobilyanın gizli kahramanı: Ağaç, Mobilya İşleme Makineleri ve Yan Sanayisi

Ana sektörü konumundaki mobilyanın makine ihtiyacına cevap vererek onun gelişimine itici güç olan ağaç işleme makineleri ve yan sanayi sektörü, 15 yıllık dönemde ana sanayisi mobilya ile birlikte dikkat çeken bir başarı grafiği çizdi. 2014 yılında yaklaşık 190 milyon dolarlık üretimi ile Avrupa pazarından yüzde 4 pay alan sektör, sadece iç pazara yönelik 300 milyon dolara yaklaşan satışıyla değil dünyanın birçok ülkesine gönderdiği 83 milyon dolarlık makine ihracatıyla da adından söz ettiriyor.

 

Anadolu’da orman ve ahşabın kullanım alanının yoğun olduğu bölgelerdeki el sanatları işçiliğinden zamanla bir sanayi haline dönüşen ağaç işleme makineleri sektörü, geçmişten getirdiği tecrübeyi teknolojiyle birleştirerek yıllar içinde çok önemli bir gelişime imza attı. Önce iç pazarda ana sektörü konumundaki mobilyanın makine ihtiyacına cevap vererek onun gelişimine itici güç olan ağaç işleme makineleri sektörü, bugün ithalatı, üretimi ve ticaretiyle sadece iç pazara değil dünyanın birçok ülkesine makine satar hale geldi.

 

Geçmişi çok eskilere dayansa da ağaç işleme makineleri sektörünün sanayileşme süreci 1980’li yıllarda başladı. 1980’lerin başına kadar sektöre masif mobilyaları işleyen sabit makineler ve el işçiliği hakim idi. Ancak zamanla mobilya üretiminde farklı hammadde ve malzemelerin kullanılması ağaç işlemeyle ilgili farklı makinelerin üretilmesine de neden oldu. Ağacın dallarının kullanılmasıyla oluşan levha imalatının yani bugünkü adıyla sunta ve MDF’nin gündeme gelmesi ise 1980’lerin başında mobilyada ‘devrim’ etkisi yarattı.  Hem imalatın seriliği hem de hammaddenin ucuz olması önce ABD’nin, ardından da Avrupa’nın levhaya olan ilgisini artırdı. Bu da doğrudan bu malzemeleri işleyen makine ihtiyacını ortaya çıkardı.

 

Bu süreci yakından izleyen Türkiye’deki sektör, önceleri bu alanda küçük makineler üretti. 1980’ler bu tip uygulamalara alışmakla geçerken, 1990’lar ithal ürünlerin yoğun şekilde ülkemize girdiği bir dönem olarak akıllarda kaldı. İthalat rüzgarından etkilenen üreticiler ise önce bu ürünlerden esinlenerek üretimlerini yeniden gözden geçirdiler ve hemen ardından bu tür ürünlerin imalatına başladılar. Zamanla gerekli olan bazı makinelerin üretilip yan sanayisinin de gelişmesi daha teknolojik makineleri ortaya çıkardı. Özetle 1990’lı yıllar sektör açısından çok yoğun ve başarılı geçti. Türkiye pazarı çok hızlı büyüyerek, gelişim gösterdi. 2000’li yıllarda yan sanayinin de sektörü desteklemesinden ve uluslararası imalatçı firmaların Türkiye’de üretim yapmaya başlamasından alınan güçle sektör; kilogram değeri yüksek, katma değerli ürünler üretmeye başladı.

 

Gelinen nokta itibarıyla gelişen teknolojisi, artan üretimi ve ihracatıyla ağaç işleme makineleri ve yan sanayisi sektörünün Türk makine sektörüne olan katkısı her geçen yıl artıyor. 2014 yılında yaklaşık 190 milyon dolar üretimi ile Avrupa pazarından yüzde 4 pay alan sektördeki üretimin 2015 sonu itibarıyla 210 milyon dolar olacağı tahmin ediliyor. Sektör 2023 hedeflerine yönelik ise çıtayı yüksek tutuyor. Bu hedefler doğrultusunda sektördeki üretimin 300 milyon dolara, ihracatın ise 150 milyon dolara ulaşması bekleniyor.

 

Sektörün ihracatı 15 yılda yüzde 760 oranında arttı

Yaşanan gelişimi görebilmek için sektörün son 15 yılda gerçekleştirdiği üretim, ihracat ve ithalat rakamlarına bakıp incelemek aslında yeterli. Ağaç işleme makineleri üretimi 2000 yılında 59 milyon dolar seviyesinde iken, 2009 yılında yaşanan krize rağmen 2014 yılı sonu itibarıyla yüzde 200 büyüdü ve 190 milyon dolar oldu. Sektör üretimini 2014 yılında ise bir önceki yıl olan 2013’e göre yüzde 4 oranında artırdı.

 

Sektörün ihracatındaki artış ise çok daha dikkat çekici. Sektör temsilcileri 2000 yılında toplam 9 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirirken, 2014 yılı sonunda yüzde 760 oranında artış sağlayıp ihracatı 83 milyon dolara ulaştırdı. 2014 yılını 2013 yılına göre kıyasladığımızda ise ihracatın yaşanan global kriz ve komşu ülkelerdeki iç karışıklıklar nedeniyle yüzde 14 azaldığını görüyoruz.

 

Sektörün ithalatı ise 2000 yılında 35 milyon dolar idi. Bu rakam 2013 yılı sonunda yüzde 370 oranında artarak 208 milyon dolara ulaştı. 2014 yılını 2013 yılına göre kıyasladığımızda ise rakamlar ithalatın yüzde 10 azaldığına işaret ediyor.

 

Mobilya sektörüne 2013’te 294 milyon dolarlık makine satıldı

Sektördeki yurt içi satış rakamlarını masaya yatırdığımızda ise dalgalı bir seyir izlediği dikkat çekiyor. 2000 yılında 89 milyon dolar olan sektörün yurt içi satış rakamı, 2008 yılında 331 milyon dolara ulaşırken, 2009 krizinde 140 milyon dolara kadar geriledi. Satışlar 2011 yılında ise son 15 yılın en yüksek rakamı olan 467 milyon dolar olarak gerçekleşti. Sektör 2014 yılı sonunu ise 293 milyon dolarlık yurt içi satış rakamıyla kapattı. Bu da sektörün 2000 yılından 2014 yılı sonuna kadar yurt içi satışlarını yüzde 230 oranında artırdığını ortaya koyuyor.

 

Ağaç işleme makineleri sektörü, Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri’nin (OAİB) Mobilya Sektörü Raporu’na göre 2013 yılında 19 milyar dolarlık üretim gerçekleştiren mobilya sektörüne, 294 milyon dolar değerinde makine satışı yaptı. Özetle ağaç işleme makineleri sektörü, yurt içine sattığı makinelerle mobilya üretimine doğrudan katkı sağladı.

 

 

 

Üretimin başlangıç noktası kesici takım ve testereler

19 milyar dolarlık mobilya sektörü doğrudan ağaç işleme makineleri ile üretilse de kesici takım ve testere gibi aksesuarlar olmadan makinelerin tek başına mobilya üretimi yapamayacakları aşikâr. Makine kadar önemi olan bu yan sanayinin ihracat rakamlarını ele aldığımızda tıpkı ana sanayi gibi ciddi bir gelişim gösterdiği dikkat çekiyor.

 

2000 yılında 80 bin dolar ile neredeyse yok denecek kadar az olan sektörün yan sanayi ihracatı, 2014 yılına baktığımızda 2,5 milyon dolar seviyesine ulaştı. İthalat rakamlarını incelediğimizde ise 2000 yılında 4,7 milyon dolar seviyesinden 2014 yılı sonu itibarıyla 29 milyon dolara ulaştığı görülüyor.

 

Türkiye’nin dünya ile ticareti her geçen yıl artıyor

Dünya geneline bakıldığında sektörün 2014 yılında toplam ihracatı 7.1 milyar dolar ulaşmış durumda.  İlk üçte yer alan Almanya 1.9 milyar dolar, İtalya 1.2 milyar dolar ve Çin ise 900 milyon dolar ihracat gerçekleştiriyor. Bu ülkeler toplam ihracatın yaklaşık yüzde 60’ına imza atıyor.

 

Bu bilgiler doğrultusunda Türkiye ise 2014 yılında 83 milyon dolar ile dünya genelinde 14. sırada, Avrupa ülkeleri arasında ise 7. sırada yer aldı ve toplam ihracatın yüzde 1’ini gerçekleştirdi. 2014 yılı sonunda Türkiye en çok İran, Irak, Rusya, Bulgaristan ve Libya’ya ihracat yaptı. Bu 5 ülkeye yapılan toplam ihracat 35 milyon dolar olurken, ihracatın yüzde 40’ı bu ülkelere yapıldı.

 

Dünya genelindeki sektör ithalatına bakıldığında ise 2014 yılında 7.2 milyar dolar olarak gerçekleştiğini görüyoruz. İlk üçte yer alan ABD 940 milyon dolar, Rusya 690 milyon dolar ve Çin ise 440 milyon dolar ithalat ile toplam ithalatın yaklaşık yüzde 29’unu gerçekleştirdi.

 

Bu bilgiler doğrultusunda Türkiye de 2014 yılında 208 milyon dolar ile dünya genelinde 7. sırada, Avrupa ülkeleri arasında ise 4. sırada yer aldı ve toplam ithalatın yüzde 3’ünü gerçekleştirdi. 2014 yılı sonu itibarıyla ithalat rakamları incelendiğinde Türkiye en çok Almanya, İtalya, Çin, Avusturya ve İspanya’dan ithalat yaptı. Bu 5 ülkeden yapılan ithalat toplam ithalatımızın yüzde 90’ını oluştururken, 175 milyon dolar olarak gerçekleşti.

 

Sektör 10 bin çalışana istihdam sağlıyor

Ağaç işleme makineleri ve yan sanayisi sektörü, bünyesinde faaliyet gösteren 300 firma ile yaklaşık 10 bin kişiye istihdam sağlıyor. Sanayi Veritabanı’na göre bu istihdamın 500’ü mühendis, 700’ü teknisyen ve 1000’i alaylı olarak tabir ettiğimiz usta olarak görev alıyor.

 

Bu sayılar dikkate alındığında sektör firmalarının ithal ürünlerle rekabet edebilecek teknolojik ürünler üretmesi için daha çok mühendis ve nitelikli eleman veya teknisyen istihdam etmesi gerektiği dikkat çekiyor. Mühendis ve teknisyen çalıştıran firmalar ağırlıklı olarak İstanbul, Bursa, Ankara ve İzmir’de konuşlanmış durumda. Yine iller bazında ele alındığında İstanbul’da 3.300, Bursa’da 1.600 kişi, Ankara’da 1.200 kişi ve İzmir’de ise 400 kişi istihdam ediliyor.

 

Üyelere Göre Ekonomi Daralacak Sektördeki Cirolar Düşecek

AİMSAD üyeleri nezdinde yapılan araştırma sonucunda 2015 yılı sonunda doların 2,84 TL, euronun 3,15 TL, euro/dolar paritesinin ise 1,11 TL olacağı tahmini kuvvet kazandı. Ayrıca araştırma sonucunda Türkiye GSYH açısından yüzde 3 oranında büyüme gerçekleştireceği; enflasyonun ise yüzde 10 olacağı öngörüldü. Öte yandan üyelerin büyük kısmı sektör açısından ciroların azalacağı fikrini belirtirken; bunun sebebini özellikle Avrupa pazarında yaşanan daralma ve dünya ekonomisindeki küçülme beklentisi olarak açıkladılar.

Sosyal Medyada Paylaşın