Türkiye’de Yatırım Ortamının İyileştirilmesi

Türkiye’de Yatırım Ortamının İyileştirilmesi

İstanbul Ticaret Odası tarafından Sektörel Trend Analizi “Türkiye’de Yatırım Ortamının İyileştirilmesi” Raporu İstişare Toplantısı, 24 Ocak 2018 Çarşamba günü düzenlendi. İstanbul Kalkınma Ajansı, T.C. Kalkınma Bakanlığı, İstanbul Ticaret Odası ve İstanbul Düşünme Akademisi’nden temsilcilerin yer aldığı toplantıya, AİMSAD adına Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Sabri Erol ve Genel Sekreter Arif Onur Kaçak katılım sağladı.

10 başlıktan oluşan rapor sunumunun yapıldığı ve sektör temsilcilerinin görüşlerinin alındığı toplantıda, yatırım ortamının değerlendirilmesi için birçok alan incelendi.  Sanayi bölgeleri ve kümeler, yatırım finansmanı (kalkınma bankaları) ve yatırım teşviklerinin ana başlıklar olarak masaya yatırıldığı toplantıda, Türkiye’de yatırım ortamının iyileştirilmesi için birçok öneri yapıldı.

Makro göstergelerde istikrar ve iyileşmenin sağlanması gerektiğinin dile getirildiği toplantıda, yatırım ortamına ilişkin kurumsal bürokraside sadeleştirilme yapılmasının, iş yapma kolaylığının sağlanarak kamudaki bürokrasinin azaltılmasının büyük önem taşıdığı aktarıldı.  Sektörel strateji belgelerinin hazırlanması, uygulayıcı yapı kurulması ve bütçelenmesinin gerektiğine dikkat çekildiği toplantı ayrıca, işgücü piyasasında işveren ve girişimciyi engelleyen hükümlerin kaldırılmasına, iç pazarda dolaylı vergilerin azaltılmasına, 49 yıllığına sanayi arsalarının tahsis edilmesine vurgu yapıldı. Sanayi bölgelerinde alt yapının tamamının kamu tarafından yapılmasının, kamunun sektörel teknoloji merkezleri kurmasının ve ihtisas teknik araştırma üniversitelerinin kurulmasının yatırım ortamının iyileştirilmesi açısından önemli adımlar olduğunun kaydedildiği toplantıda, ayrıca şu öneriler masaya yatırıldı: “Üniversiteler sektörel alanlarda görevlendirilmeli ve ihtisaslaşmalıdır. İşgücü, enerji, finansman maliyetleri azaltılmalıdır. Yeni nesil endüstri kalkınma bankası kurulmalıdır. Uzun vadeli TL cinsi yatırım kredileri yaratılmalı ve kullandırılmalıdır. Yatırım teşvikleri sadeleştirilmeli, sektör ve proje bazlı düzenlenmelidir. Arazi tahsisi, uzun süreli vergi tatili ve SSK+gelir vergisi istisnası ana unsurları olmalıdır. İç piyasada taklit ve ithalatta standart dışı ürünler ile etkin mücadele edilmelidir. Hukuki alanda süreçler sadeleştirilmeli ve hızlandırılmalıdır.”

Sosyal Medyada Paylaşın